CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu: “Kavala hakkındaki karar tartışmasızdır, derhal tahliye edilmelidir”

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, İHAM Büyük Dairesi’nin Osman Kavala hakkında verdiği ihlal kararının ardından yaptığı açıklamada, kararın Türkiye’deki yargı sürecine ilişkin önemli tespitler içerdiğini belirtti. Bankoğlu, Kavala’nın tahliye edilmesi ve mahkumiyetin sonuçlarının ortadan kaldırılması çağrısı yaptı.

Ağu 26, 2026 - 09:44
 0  1
CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu: “Kavala hakkındaki karar tartışmasızdır, derhal tahliye edilmelidir”

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) Büyük Dairesi’nin Osman Kavala hakkında verdiği ihlal ve derhal tahliye kararına ilişkin açıklama yaptı. Bankoğlu, kararın Türkiye’de yargının siyasi amaçlarla kullanıldığı yönündeki eleştirileri yeniden gündeme taşıdığını belirtti.

“GEZİ’NİN HINCINI KAVALA’DAN ÇIKARAMAZSINIZ”

İHAM’ın 2019 yılında verdiği ilk ihlal kararını ve 2022’deki ihlal prosedürü mahkumiyetini hatırlatan Bankoğlu, iktidarın yargıya ilişkin tutumunun uluslararası hukuk önünde yeniden değerlendirildiğini ifade etti.

Mart ayında davanın Strazburg’daki duruşmasını takip ettiğini belirten Bankoğlu, Kavala’nın uzun süren tutukluluğunun hukuki süreçten ziyade Gezi Direnişi’ne yönelik siyasi yaklaşımın sonucu olduğunu savundu.

Bankoğlu, “İHAM, Osman Kavala hakkında ilk tahliye kararını ta Aralık 2019’da vermişti. İktidar bu kararı tanımadığı için Temmuz 2022'de Avrupa Konseyi tarihinde emsali az görülen bir ihlal prosedürüyle mahkum edildik. Bugün açıklanan karar, iktidarın hukuku ayaklar altına alan bu şımarık inadının ve bitmek bilmeyen kininin uluslararası mahkeme tarafından bir kez daha yüzüne vurulmasıdır.” dedi.

Kavala’nın uzun süredir tutuklu bulunduğunu belirten Bankoğlu, “Neredeyse 10 yıldır, hayatından, özgürlüğünden, sevdiklerinden çalınan bir insanın ve onun şahsında esir alınan bir ülkenin adalet anlayışını konuşuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bankoğlu, “İHAM Büyük Dairesi, iktidarın adaleti nasıl bir intikam aparatına dönüştürdüğünü tüm dünyanın gözü önüne sermiştir. İktidarın Gezi'ye, milyonların demokratik ve barışçıl itirazına olan kini bir türlü bitmek bilmiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Osman Kavala’nın yanı sıra Can Atalay, Çiğdem Mater, Mine Özerden ve Tayfun Kahraman’a yönelik yargı süreçlerine de değinen Bankoğlu, “Sırf sivil topluma gözdağı vermek, hak savunucularını susturmak ve Gezi’nin hıncını çıkarmak için tıpkı Can Atalay, Çiğdem Mater, Mine Özerden ve Tayfun Kahraman’a yapılanlar gibi Osman Kavala’yı da uzun süredir siyasi bir rehine olarak hapiste tutuyorlar.” dedi.

“İKTİDARIN İÇ HUKUK SAVUNMASI STRAZBURG’DA ÇÖKTÜ”

Strazburg’daki duruşmada Anayasa Mahkemesi sürecinin beklenmesi ve iç hukuk yollarının tükenmediği yönündeki savunmaların gündeme getirildiğini belirten Bankoğlu, bu yaklaşımın İHAM tarafından kabul edilmediğini savundu.

Bankoğlu, “Kendi ülkesinde AYM kararlarını tanımayan, yargıyı yürütmenin emir eri yapan bir iktidarın iç hukuk savunması bir ikiyüzlülüktür. İHAM de bu ucuz oyalama taktiğini bugün çöpe atmıştır.” ifadelerini kullandı.

Can Atalay ve Tayfun Kahraman kararlarına da atıfta bulunan Bankoğlu, “AYM’nin hiçe sayıldığı, yerel mahkemelerin Anayasa'ya başkaldırdığı bir zorbalık düzeninde, kimse Osman Kavala’dan yerel mahkemelerde daha fazla adalet beklemesini isteyemez.” diye konuştu.

“O MAHKUMİYET HÜKÜMSÜZDÜR”

Kavala hakkında verilen mahkumiyet kararına ilişkin de değerlendirmede bulunan Bankoğlu, İHAM kararının adil yargılanma hakkı ve adaletin inkârı bakımından önemli tespitler içerdiğini belirtti.

Bankoğlu, “Mahkeme kararı çok açıktır: Kavala hakkında kurulan o sözde mahkumiyet hükmü, adil bir yargılamanın değil, açıkça adaletin inkarının (flagrant denial of justice) bir sonucudur.” dedi.

Kavala hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını da eleştiren Bankoğlu, “Dolayısıyla bu karar, İHAM tarafından hukuken tamamen hükümsüz ve yok hükmünde (null and void) ilan edilmiştir. Ortada bir mahkeme kararı yoktur; ortada, hukukun katledilmesiyle yazılmış siyasi bir karar vardır.” ifadelerini kullandı.

Bankoğlu, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının “bir insanın umut hakkını elinden alan bir işkence” olduğunu savunarak bunun İHAM tarafından tespit edilen Madde 3 ihlali kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“BU ZULMÜ BİTİRİN, TÜRKİYE’Yİ UYGAR DÜNYADAN KOPARMAYIN”

Anayasa’nın 90. maddesine işaret eden Bankoğlu, uluslararası hukuk yükümlülüklerinin iktidarın tercihine göre uygulanamayacağını söyledi.

Bankoğlu, “Ya bir hukuk devletisinizdir ya da zorbalık rejimi; bunun ortası yoktur.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin yargı alanındaki uygulamalar nedeniyle uluslararası hukuk düzeninden uzaklaştırılmaması gerektiğini belirten Bankoğlu, Kavala’nın tahliye edilmesi ve mahkumiyet kararının tüm sonuçlarının ortadan kaldırılması çağrısında bulundu.

Bankoğlu, “Türkiye’yi uygar dünyadan koparan, ülkemizi yargının siyasi bir sopa olarak kullanıldığı bir coğrafyaya çeviren bu hukuk utancına derhal son verilmelidir. Kavala hakkındaki karar tartışmasızdır; kendisi en kısa sürede tahliye edilmeli ve mahkumiyetin tüm sonuçları ortadan kaldırılmalıdır.” dedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0