Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: “Türk-Alman Enerji Ortaklığı artık Enerji ve Madenler Ortaklığı hâline gelecek”
Ankara’da düzenlenen 7. Türk-Alman Enerji Forumu kapsamında Türkiye ile Almanya arasındaki enerji iş birliğinin kapsamı genişletildi. İmzalanan protokolle ortaklığın adı “Türk-Alman Enerji ve Mineraller Ortaklığı” olarak değiştirilirken, kritik mineraller, nadir toprak elementleri, yenilenebilir enerji ve enerji güvenliği alanlarında yeni iş birliği süreci başlatıldı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilen 7. Türk-Alman Enerji Forumu, iki ülke arasındaki enerji iş birliğinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Foruma Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche de katıldı.
Forum kapsamında imzalanan protokolle, “Türk-Alman Enerji Ortaklığı”nın adı “Türk-Alman Enerji ve Mineraller Ortaklığı”, “Türk-Alman Enerji Forumu”nun adı ise “Türk-Alman Enerji ve Mineraller Forumu” olarak değiştirildi.
“Bu sadece bir isim değişikliği değil”
Açılış konuşmasında iki ülke arasındaki enerji iş birliğinin 15 yıl önce başladığını hatırlatan Bakan Alparslan Bayraktar, ortaklığın teknik bir platform olmanın ötesine geçtiğini belirtti.
Bayraktar, “Türk-Alman Enerji Ortaklığı artık ‘Türk-Alman Enerji ve Madenler Ortaklığı’ hâline gelecektir. Bu, yalnızca bir isim değişikliği değil; ortak hedeflerimizin bilinçli, stratejik ve vizyoner bir biçimde genişletilmesidir.” dedi.
Enerji güvenliğinin artık yalnızca enerji kaynaklarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Bayraktar, “Bugün enerji güvenliğinden söz ederken yalnızca elektronu ve molekülü değil, o enerjiyi üreten teknolojilerin temelini oluşturan kritik mineralleri ve nadir toprak elementlerini de konuşmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.
“Enerji güvenliği ortaklık gerektiriyor”
Jeopolitik gerilimler, bölgesel çatışmalar ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların enerji alanındaki riskleri artırdığına dikkat çeken Bayraktar, bu yıl forum temasının “Enerji Güvenliği İçin Ortaklık” olarak belirlendiğini söyledi.
“Enerji güvenliği artık hiçbir ülkenin tek başına tesis edebileceği bir olgu değildir.” diyen Bayraktar, Türkiye’nin enerji politikalarının enerji güvenliğini güçlendirmek, dışa bağımlılığı azaltmak ve 2053 Net Sıfır Emisyon hedefine ulaşmak üzerine kurulu olduğunu kaydetti.
Yenilenebilir Enerjide Avrupa’da İlk Beşte
Türkiye’nin toplam kurulu gücünün yaklaşık yüzde 65’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu belirten Bayraktar, Türkiye’nin bu kapasiteyle Avrupa’da 5’inci, dünyada ise 11’inci sırada yer aldığını ifade etti.
Bayraktar, “Bu yılın sonunda güneş enerjisi, kurulu güç kapasitemizdeki en büyük tekil kaynak hâline gelecektir.” dedi.
Enerji verimliliğinin stratejik öncelikler arasında bulunduğunu vurgulayan Bayraktar, bu alanda 2030 yılına kadar 20 milyar doların üzerinde yatırım öngördüklerini açıkladı.
“Türkiye Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı sağlıyor”
Türkiye’nin arz güvenliğini sağlamak amacıyla doğal gaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirdiğini ifade eden Bayraktar, boru hatları, yer altı depolama tesisleri, yüzer LNG terminalleri ve enterkonneksiyon projelerine yatırım yapıldığını söyledi.
Bayraktar, “Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz ve inşa ettiğimiz kapsamlı altyapı sayesinde Türkiye yalnızca kendi ihtiyacını karşılamıyor; güzergâh ve arz çeşitlendirmesi yoluyla Avrupa’nın enerji güvenliğine de kritik katkılar sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Alman Yatırımcılara YEKA Daveti
Yenilenebilir enerji yatırımları, şebeke modernizasyonu, enerji depolama, dijitalleşme ve yapay zekâ tabanlı enerji çözümlerinin öncelikli alanlar arasında yer aldığını belirten Bayraktar, Alman yatırımcıları Türkiye’deki YEKA ihalelerine ve deniz üstü rüzgâr projelerine davet etti.
2035 yılına kadar enerji dönüşümü için 80 milyar doların üzerinde yatırım ihtiyacı öngördüklerini aktaran Bayraktar, Alman finans kuruluşlarıyla iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Almanya: “Kritik minerallere sahip olanlar geleceğe yön verecek”
Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche ise Türkiye’nin Avrupa enerji arz güvenliği açısından stratejik bir rol üstlendiğini belirtti.
Türkiye’nin yalnızca bir transit ülke olmadığını, aynı zamanda Karadeniz’de doğal gaz üretimi gerçekleştirdiğini ifade eden Reiche, kritik minerallerin enerji dönüşümündeki önemine işaret etti.
Reiche, “Dijitalleşme, yeşil ve sürdürülebilir teknolojiler için kritik minerallere ihtiyaç duyuyoruz. Kritik minerallere sahip olanlar geleceğe etkide bulunacaktır.” dedi.
Bir sonraki forumda yeşil hidrojen konusuna odaklanmak istediklerini de sözlerine ekledi.
Üç Ayrı Mutabakat Zaptı İmzalandı
Forum kapsamında Türk ve Alman şirketleri arasında üç ayrı mutabakat zaptı da imzalandı.
Alman ENERCON Global GmbH ile ATEŞ Wind Power arasında imzalanan anlaşmayla rüzgâr türbini bileşenlerinin Türkiye’de yerli üretimi hedefleniyor.
Pure Energy GmbH ile OYAK Çimento Fabrikaları A.Ş. arasında ise sanayide enerji esnekliği ve karbonsuzlaşma alanında iş birliği anlaşması yapıldı.
Ayrıca Bilişim Vadisi ile Alman BRYCK Startup Alliance GmbH arasında enerji ve iklim teknolojileri odağında girişimcilik ve inovasyon alanlarında iş birliğini güçlendirmeye yönelik mutabakat zaptı imzalandı.
Forum kapsamında ayrıca “Enerji Start-up Vitrini: Türk-Alman İnovasyon Değişimi”, “Dayanıklılığı Güçlendirmek: Daha Güçlü Enerji Sistemleri için İşbirliği” ve “Veri Merkezlerinde Enerji Verimliliği” başlıklı paneller düzenlendi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0