Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Azerbaycan'la ilişkilerimizin bozulmasına çalışanlar, Türkiye'nin de jeopolitik olarak zayıflamasına çalışıyor demektir”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerde yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İki ülkenin stratejik ortaklığının korunması gerektiğini vurgulayan Özdağ, Azerbaycan'ın bağımsızlığına ve egemenliğine saygı gösterilmesi çağrısı yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 8 Kasım'da Bakü'de düzenlenecek Zafer Bayramı törenlerine katılmasını öneren Özdağ, ilişkilerin güçlendirilmesi için atılması gereken adımları sıraladı.

Kasım 2, 2026 - 08:32
 0  1
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Azerbaycan'la ilişkilerimizin bozulmasına çalışanlar, Türkiye'nin de jeopolitik olarak zayıflamasına çalışıyor demektir”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerde son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirerek iki ülke arasındaki kardeşliğin, karşılıklı saygının ve stratejik ortaklığın korunması gerektiğini belirtti. Yaklaşık bir aydır kamuoyuna uyarılarda bulunduğunu ifade eden Özdağ, “Azerbaycan'la ilişkilerimizin bozulmasına çalışanlar, Türkiye'nin de jeopolitik olarak zayıflamasına çalışıyor demektir.” sözleriyle iki ülke arasındaki ilişkilerin Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

“Uyarılarım Dikkate Alınsaydı Durum Bu Noktaya Gelmeyebilirdi”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye ile Azerbaycan arasında yaşanan gelişmelere ilişkin ilk işaretlerin ortaya çıkmasından itibaren değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Son dönemde Türkiye ile Azerbaycan arasına sokulmaya çalışılan nifak hakkında, bu gerginliğe neden olan ilk işaretler belirdiği andan itibaren, yaklaşık bir aydır kamuoyunu bu konuda bilgilendiriyor, uyarıyor ve atılması gereken adımlar hakkında yalnızca bir uluslararası ilişkiler hocası ya da Zafer Partisi Genel Başkanı olarak değil, aynı zamanda bir Türk dünyası sevdalısı olarak değerlendirmelerimi sizlerle paylaşıyorum.”

Gelişmeler karşısında zamanında önlem alınması gerektiğini savunan Özdağ, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Eğer uyarılarım zamanında dikkate alınmış ve gereken adımlar atılmış olsaydı, durumun bu noktaya gelmesinin önüne geçilebilirdi ve Azerbaycan Devlet Başkanı olmadan bir Türk Dünyası Zirvesi yapılmak durumuna düşülmezdi. Ancak yapılan yanlışların düzeltilmesi için hâlâ geç değildir.”

“Azerbaycan Yönetimi Türkiye ile Diyaloğa Açık”

Azerbaycan'da gerçekleştirilen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in mesajlarına değinen Özdağ, bu gelişmelerin iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği açısından önemli olduğunu ifade etti.

“Azerbaycan'daki coşkulu 29 Ekim kutlamaları ve Azerbaycan Devlet Başkanı'nın Cumhuriyet Bayramı kutlama mesajında Türkiye-Azerbaycan stratejik ortaklığına yaptığı güçlü vurgu, Azerbaycan yönetiminin Türkiye'ye tepkili olmadığını ve diyaloğa açık olduğunu göstermektedir.”

Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov'a yönelik yaklaşımını da değerlendiren Özdağ, şu açıklamada bulundu:

“Yine Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov'a gösterilen yakın ilgi ve verilen sıcak mesajlar da yerinde olmuştur. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ‘Türk dünyası aile fotoğrafında ayrılığa yer olmaz. Ezelden ebede kardeşiz.’ sözü doğru ve anlamlı bir mesajdır.”

Türkiye ile Azerbaycan arasında kalıcı bir anlaşmazlığın mümkün olmadığını savunan Özdağ, “Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde eninde sonunda sağduyu ve kardeşlik kazanır.” dedi.

“Azerbaycan Bağımsız Bir Devlettir, Kendi Kararlarını Verir”

İki ülke arasındaki ilişkilerde dikkate alınması gereken beş temel konu bulunduğunu belirten Özdağ, ilk olarak Azerbaycan'ın bağımsızlığına ve egemenlik haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

“Birincisi, Azerbaycan'ın kardeş bir ülke olduğu kadar bağımsız bir devlet olduğu da idrak edilmelidir. Azerbaycan kendi içişlerini kendi uygun gördüğü şekilde tanzim eder. Dış ilişkilerinde de kendi çıkarları doğrultusunda istediği devletle iş birliği yapmak en doğal hakkıdır.”

Azerbaycan'ın üçüncü ülkelerle kurduğu ilişkilerin Türkiye tarafından bir değerlendirme ölçütüne dönüştürülmemesi gerektiğini kaydeden Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

“Biz Azerbaycan'ın değerini üçüncü bir ülkeyle ilişkisine göre belirlemeyiz. Tam tersine üçüncü ülkelerin değerini Azerbaycan'la ilişkilerine göre belirleriz.”

“Karabağ Zaferi Azerbaycan Halkının ve Ordusunun Zaferidir”

Karabağ Savaşı'na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, kazanılan zaferin öncelikle Azerbaycan halkına ve ordusuna ait olduğunu belirtti.

“İkincisi, Karabağ zaferi, Azerbaycan halkının ve ordusunun zaferidir. Karabağ savaşını baştan sona yakından takip etmiş biri olarak ifade etmek isterim ki, Azerbaycan askerinin bu savaştaki cesaret ve kahramanlığı, yakın dönem dünya harp tarihine damga vuracak cinstendir. Hele hele sarp dağlarla çevrili Şuşa'nın kurtarılması, filmlere konu olması gereken destansı bir kahramanlık hikâyesidir.”

Türkiye'nin Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan'a verdiği desteği de değerlendiren Özdağ, AK Parti iktidarının bu konudaki tutumunu olumlu bulduğunu ifade etti.

“AK Parti iktidarı, 24 yıllık iktidarının en doğru kararlarından birini vererek Karabağ savaşında Azerbaycan'a güçlü bir destek vermiştir. Bundan bugüne kadar hep övgüyle bahsettim. Aslında bu hem millî hem siyasi bakımdan zaten olması gereken tutumdu. Dolayısıyla, bu zaferde bir payımız varsa bu bizim için ancak gurur vesilesidir.”

Özdağ, Azerbaycan halkı ve yönetiminin Türkiye'nin desteğine karşılık verdiğini belirterek zafer kutlamalarında iki ülkenin bayraklarının birlikte taşındığını hatırlattı.

“Zafer sonrasında Azerbaycan, 10 Kasım olması gereken Zafer Bayramı gününü, ‘Atatürk'ün vefat yıldönümünde bayram yapılmaz.’ diyerek 8 Kasım'a almış, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı da başköşede şeref konuğu olarak ağırlamıştır.”

Bu yaklaşımın Azerbaycan'ın Türkiye'ye duyduğu yakınlığın göstergesi olduğunu savunan Özdağ, “Bundan fazlasını istemek doğru da değildir, hakkaniyetli de değildir.” ifadelerini kullandı.

“Türk Cumhuriyetlerini Jeopolitik Gerçeklikleriyle Değerlendirmeliyiz”

Türkiye'nin Azerbaycan ve diğer Türk cumhuriyetlerine yönelik değerlendirmelerinde değişikliğe ihtiyaç bulunduğunu belirten Özdağ, ilişkilerin yalnızca kardeşlik söylemleri üzerinden yürütülmemesi gerektiğini söyledi.

“Üçüncüsü, hem Azerbaycan'la hem diğer Türk cumhuriyetleriyle ilgili değerlendirmelerimizin değişmesi gerektiğidir. Türkiye'de bu konudaki değerlendirmeler maalesef genellikle kardeşlik ve hamaset edebiyatı düzeyinde kalmaktadır.”

Türk cumhuriyetlerinin farklı tarihsel, toplumsal ve jeopolitik koşullara sahip olduğunu vurgulayan Özdağ, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Azerbaycan'ın ve diğer Türk cumhuriyetlerinin tarihini, siyasi düzenlerini, toplumsal yapılarını ve jeopolitik konum ve ihtiyaçlarını bilmeden ve dikkate almadan yapılan hamasi değerlendirmeler bizi gerçeklerden uzaklaştırabilmektedir. Her bir Türk cumhuriyetinin jeopolitik gerçekliği bizimkinden farklıdır.”

Ülkelerin dış politika tercihlerinin kendi güvenlik ve çıkar değerlendirmeleri doğrultusunda şekillendiğini belirten Özdağ, “Dost-düşman algıları, tehdit algıları ve iş birliği ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Bunların hiçbirine ‘Sen neden bu ülkeyle iş birliği yapıyorsun ya da yapmıyorsun?’ deme hakkına sahip değiliz.” dedi.

“Kardeşlik Duygusuna Saygı ve Anlayış da Eklenmelidir”

Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlık ve egemenlik konusundaki hassasiyetlerine dikkat çeken Özdağ, Türkiye'nin bu ülkelerle ilişkilerinde karşılıklı anlayışa daha fazla önem vermesi gerektiğini ifade etti.

“Dördüncüsü, Azerbaycan da dâhil olmak üzere Türk cumhuriyetlerinin tamamı; bağımsızlık, egemenlik ve millî onurlarına bizim kadar düşkündür. Çünkü onlar da Türk'tür. Bu nedenle Türk cumhuriyetlerine bakışımıza, sevgi ve kardeşlik duygularının yanında, saygı ve anlayış duygularını da eklemeliyiz.”

Dış politikanın yalnızca duygusal bağlar üzerinden yürütülemeyeceğini kaydeden Özdağ, “Dış politikanın yalnızca duygu temelinde değil, rasyonalite ve karşılıklı çıkarlar temelinde yönetilmesi gerektiğini de idrak etmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye ve Azerbaycan Jeopolitik Olarak Birbirini Tamamlayan İki Devlettir”

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin yalnızca ortak tarih ve kültürel bağlarla sınırlı olmadığını belirten Özdağ, iki ülkenin uzun vadeli stratejik çıkarlarının da örtüştüğünü vurguladı.

“Beşincisi, Azerbaycan ve Türkiye, yalnızca aynı soydan gelen iki ülke değildir. Aynı zamanda jeopolitik olarak birbirlerini tamamlayan, uzun vadeli çıkarları müşterek olan iki devlettir.”

Özdağ, iki ülke arasındaki ilişkileri hedef alan girişimlerin Türkiye'nin jeopolitik konumunu da olumsuz etkileyeceğini savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Bu nedenle, Azerbaycan'la ilişkilerimizin bozulmasına çalışanlar, Türkiye'nin de jeopolitik olarak zayıflamasına çalışıyor demektir.”

Sosyal medyada Azerbaycan karşıtı paylaşımlar yapan kişilere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, şu iddiayı dile getirdi:

“Azerbaycan hakkında olumsuz düşünen birinin Türkiye hakkında olumlu düşünmesi mümkün değildir. Sosyal medyada Azerbaycan aleyhinde konuşup yazanların hesaplarına girip paylaşımlarına bakınız. Bu şahısların Türkiye hakkında, Cumhuriyet hakkında, Atatürk hakkında bir tane olumlu paylaşımları yoktur.”

“Erdoğan ve Aliyev'in Atacağı Birkaç Adım Yeterli Olacaktır”

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini belirten Özdağ, iki ülke cumhurbaşkanının girişimleriyle mevcut kırgınlıkların giderilebileceğini savundu.

“Azerbaycan'la aramıza sokulmak istenen nifakın sona erdirilmesi mümkündür ve hatta hiç de zor değildir. Bunun için Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından atılacak birkaç adım yeterli olacaktır.”

İki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkilediğini düşündüğü kişi ve sosyal medya hesaplarına karşı hukuki yaptırımlar uygulanmasını isteyen Özdağ, parlamentoların ve yönetimlerin de ortak mesajlar vermesi gerektiğini belirtti.

“Öncelikle iki kardeş ülke arasında nifak saçan kişi ve sosyal medya hesaplarına karşı hukukun sağladığı yaptırımlar uygulanmalıdır. Her iki ülke yönetiminden ve parlamentolarından kardeşliğimizi ve stratejik ortaklık ilişkilerimizi vurgulayan sıcak mesajların verilmesi aradaki kırgınlığın giderilmesine katkıda bulunacaktır.”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan 8 Kasım'da Bakü'ye Gitmelidir”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 8 Kasım'da Bakü'de düzenlenecek Zafer Bayramı törenlerine katılmasının Türkiye-Azerbaycan ilişkileri açısından önemli bir mesaj olacağını ifade etti.

“Ve son olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 8 Kasım'da Bakü'de yapılacak Zafer Bayramı törenleri için Azerbaycan'a giderek, Azerbaycan'a desteğimizi ve stratejik müttefikliğimize bağlılığımızı vurgulamasında büyük yarar vardır.”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Erdoğan'ı törenlere davet edeceğine inandığını belirten Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

“‘Azerbaycan'ın dünyadaki tek gerçek ailesi Türk dünyasıdır.’ diyen Cumhurbaşkanı Aliyev'in, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Zafer Bayramı törenlerine davet edeceğine inanıyorum.”

“Azerbaycan Bizim Can Kardeşimizdir, Ebediyen de Öyle Kalacaktır”

Açıklamasının son bölümünde Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve diğer Türk cumhuriyetleriyle ilişkilerin Türkiye açısından önemini vurgulayan Özdağ, bu ülkelere yönelik tutumların siyasi ve millî bir değerlendirme ölçütü olduğunu savundu.

“Şunu aklınızdan çıkarmayın değerli vatandaşlarım; bir insanın Azerbaycan'a, KKTC'ye ve Türk cumhuriyetlerine bakışı bir turnusoldür. Bunlar hakkında kötü konuşan, Türkiye'nin ve Türk milletinin dostu olamaz.”

Özdağ, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin kalıcı olduğunu vurgulayarak açıklamasını “Azerbaycan bizim can kardeşimizdir, ebediyen de öyle kalacaktır.” sözleriyle tamamladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0