Yeni Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko: “Cezaevleri Hukukun Bittiği, Keyfî Uygulamaların Başladığı Yerler Olamaz”

Yeni Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, cezaevlerinde yaşandığı öne sürülen hak ihlallerini, disiplin cezalarıyla tahliyelerin engellendiği iddialarını ve tutuklu ve hükümlülerin insan haklarına ilişkin sorunlarını TBMM Genel Kurulu’nda gündeme taşıdı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Çelebi Yılmaz’a seslenen Kanko, cezaevlerindeki uygulamaların bağımsız denetime açılmasını istedi. Kanko, “İnsan onuru, cezaevi kapısında sona ermez” ifadeleriyle infaz sisteminde eşitlik ve hukuki denetim çağrısında bulundu.

Kasım 4, 2026 - 11:42
 0  1
Yeni Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko: “Cezaevleri Hukukun Bittiği, Keyfî Uygulamaların Başladığı Yerler Olamaz”

Yeni Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, cezaevlerinde yaşandığı belirtilen hak ihlallerini, keyfî disiplin cezalarını, tahliyelerin engellenmesine yönelik iddiaları ve tutuklu ve hükümlülerin karşı karşıya kaldığı insan hakları sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda gündeme taşıdı.

Cezaevlerinden gelen mektupların adalet ve infaz sisteminin sorgulanmasını gerektirdiğini belirten Kanko, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Çelebi Yılmaz’a seslenerek cezaevlerindeki uygulamaların bağımsız ve etkin biçimde denetlenmesi çağrısında bulundu.

“35 YILLIK MAHPUSLUK YETMEDİ Mİ?”

Kanko, Sevgi Saymaz’ın 35 yıldır cezaevinde tutulduğunu ve tahliyesinin son 6 yıldır disiplin cezaları gerekçe gösterilerek engellendiğinin ileri sürüldüğünü hatırlattı. İnfaz sistemindeki eşitsizlik ve keyfî uygulama iddialarına tepki gösteren Kanko, Adalet Bakanlığına şu sözlerle seslendi:

“Cezaevlerinden gelen mektuplar, iktidarın adalet anlayışını sorgulatıyor. Sevgi Saymaz'ın 35 yıldır süren mahpusluğu, disiplin cezalarıyla 6 yıldır engellendiği belirtilen tahliyesi ve infazda eşitsizlik iddiaları karşısında Adalet Bakanlığı neden sessiz?

Bir insanın özgürlüğünü keyfî idari kararlarla ertelemek, cezayı bitmeyen bir mahkûmiyete dönüştürmektir!

Soruyorum: Cezasını tamamlayan bir insanın özgürlüğüne kavuşmasının önündeki engeller neden kaldırılmıyor? İnfaz sistemi hukuk kurallarıyla mı, yoksa idarelerin keyfî kararlarıyla mı yönetiliyor?”

“İNSANLARIN SESİNİ DUYMANIZ İÇİN ÖLÜMÜ GÖZE ALMALARI MI GEREKİYOR?”

Cezaevlerinde tecrit, mahremiyet ve insanca yaşam koşullarına ilişkin şikâyetlere de dikkat çeken Kanko, Selda Özçelik ve diğer mahpusların açlık grevleriyle duyurmaya çalıştıkları taleplerin görmezden gelinemeyeceğini vurguladı.

Kanko, mahpusların temel haklarına ilişkin taleplerini dile getirirken sağlıklarını ve yaşamlarını tehlikeye atmak zorunda kalmalarını kabul edilemez olarak nitelendirdi.

Adalet Bakanlığına yönelik açıklamasında Kanko, şu ifadeleri kullandı:

“Selda Özçelik'in ve diğer mahpusların açlık grevleriyle duyurmaya çalıştığı tecrit, mahremiyet ve insanca yaşam taleplerini duyun.

İnsanların sesini işitmeniz için bedenlerini açlığa yatırmaları mı gerekiyor?

Bir hukuk devletinde insanların en temel haklarını duyurabilmek için sağlıklarını ve yaşamlarını tehlikeye atmak zorunda kalmaları kabul edilemez.

Cezaevlerindeki her insanın yaşam hakkı, sağlık hakkı ve insan onuruna uygun koşullarda yaşama hakkı devletin güvencesi altında olmak zorundadır.”

“CEZAEVLERİ İNTİKAM ALANI DEĞİLDİR”

Ceza infaz kurumlarının cezalandırma ve yıldırma mekanizmasına dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Kanko, cezaevlerinde yaşandığı ileri sürülen hak ihlallerinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.

Kanko, cezaevlerinde bulunan kişilerin mahkûmiyetleri nedeniyle temel haklarından mahrum bırakılamayacağını vurgulayarak şöyle konuştu:

“Cezaevleri iktidarın ve yandaş yargı düzeninin intikam alanı değildir!

İnsan onuru, cezaevi kapısında sona ermez.

Hiç kimse, mahkûm olduğu için temel haklarından mahrum bırakılamaz. Hiçbir idare, hukukun üzerinde değildir. Hiçbir disiplin uygulaması, insanların özgürlüğünü keyfî biçimde engellemenin aracı hâline getirilemez.

Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlarla değil, o kararların nasıl uygulandığıyla da ölçülür.”

ADALET BAKANLIĞINA BAĞIMSIZ DENETİM ÇAĞRISI

Cezaevlerindeki uygulamaların incelenmesi için Adalet Bakanlığına çağrıda bulunan Kanko, tahliyeleri engellediği öne sürülen idari kararların, disiplin cezalarının ve hak kayıplarının bağımsız denetime açılmasını istedi.

İnfaz sisteminde eşitliğin sağlanması gerektiğini belirten Kanko, sağlık hizmetlerine erişim ve mahremiyetin güvence altına alınması çağrısında bulundu.

Kanko, TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Tahliyeleri engelleyen uygulamaları bağımsız denetime açın. Hukuka aykırı hak kayıplarını giderin. Sağlık hizmetlerine erişimi ve mahremiyeti güvence altına alın. İnfazda eşitliği sağlayın.

Bu Meclis, cezaevlerinden yükselen adalet çağrısına sırtını dönemez.

Hukuk devletinin sorumluluğu, her mahpusun yaşamını, sağlığını ve haklarını korumaktır.

Unutmayın! Adaletin olmadığı yerde hukuk devleti olmaz. İnsan onurunun korunmadığı yerde gerçek adaletten söz edilemez!

Bizler, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin takipçisi olmaya, hukuksuzluğa karşı sesimizi yükseltmeye ve herkes için adalet istemeye devam edeceğiz!”

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0