Ege Üniversitesinde İzmir’in kurtuluşunun 104. yılı anıldı: “Türk milletinin kendi azminin zaferidir”
Ege Üniversitesi, İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünde “104. Yıl Dönümünde 9 Eylül’ü Anmak ve Anlamak” konferansı ile Milli Mücadele dönemine ait askeri üniforma, teçhizat ve silahların yer aldığı sergi düzenledi. Prof. Dr. Mevlüt Çelebi, İzmir’in kurtuluşunun askeri ve diplomatik önemini anlatarak 9 Eylül’ün Cumhuriyet’e ve Lozan’a uzanan süreçteki yerini değerlendirdi.
Ege Üniversitesi, İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünü konferans ve sergiyle andı. Edebiyat Fakültesi Nuri Bilgin Konferans Salonunda gerçekleştirilen programda, 9 Eylül 1922’nin tarihi önemi, İzmir’in kurtuluşuna uzanan askeri süreç ve Milli Mücadele’nin diplomatik sonuçları ele alındı.
Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı ile akademisyenlerin katıldığı etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mevlüt Çelebi, “104. Yıl Dönümünde 9 Eylül’ü Anmak ve Anlamak” başlıklı konferansta İzmir’in kurtuluşuna giden askeri ve diplomatik süreci değerlendirdi.
“Cumhuriyet’e giden yoldaki en kritik adımlardan biridir”
Konferansın açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı, İzmir’in işgali ile Milli Mücadele arasındaki tarihsel bağlantıya dikkati çekti.
Boyacı, “9 Eylül, birçok açıdan büyük bir önem arz etmektedir. Bildiğiniz üzere, 15 Mayıs 1919'da başlayan işgal, aynı zamanda kurtuluş mücadelesinin de fitilini ateşlemişti. 9 Eylül 1922 tarihinde ise bu kutlu mücadele zaferle sonuçlanmıştır. İzmir, dünyada işgalin başladığı ve hemen ardından kurtuluş mücadelesinin hem başlayıp hem de nihayete erdiği belki de tek kenttir. Bu özelliğiyle İzmir, tarihimizde müstesna bir yere sahiptir.” dedi.
İzmir’in kurtuluşunun yalnızca bir kentin geri alınması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Boyacı, “İzmir'in kurtuluşu, sadece bir şehrin geri alınması değil, aynı zamanda Cumhuriyet'e giden yoldaki en kritik adımlardan biridir. Bu zafer, bir milletin bağımsızlık ilanı ve yeniden doğuşunun simgesidir. Bu nedenle İzmir, hem ülkemizin tarihinde hem de her birimizin hayatında derin bir anlam taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
Boyacı, “Bu büyük zaferin kazanılmasında emeği geçen, canlarını ortaya koyan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, ruhlarını şad ediyoruz.” diye konuştu.
“Hem kurtuluşun hem de kuruluşun tarihidir”
Prof. Dr. Mevlüt Çelebi ise 9 Eylül’ün yalnızca İzmir açısından değil, Milli Mücadele’nin tamamı açısından belirleyici bir tarih olduğunu vurguladı.
Çelebi, “9 Eylül, sadece bir takvim yaprağı değil, hem kurtuluşun hem de kuruluşun tarihidir. Eğer 9 Eylül yaşanmasaydı, o güne kadar elde edilen kazanımların hiçbir anlamı kalmazdı.” dedi.
Dünyanın farklı kentlerinde yaşanan işgal ve kurtuluş süreçleriyle Türkiye’deki Milli Mücadele arasında karşılaştırma yapan Çelebi, “Roma’dan Paris’e kadar pek çok şehir işgale uğramış ve sonrasında kurtarılmıştır. Ancak Türkiye’deki kurtuluş hareketini diğerlerinden ayıran temel bir fark vardır: Avrupa kentlerinin kurtuluşunda mutlaka dış bir gücün desteği sağlanmıştır. Oysa İzmir başta olmak üzere Türkiye’deki kurtuluş mücadelesi, Türk milletinin tamamen kendi gayretiyle elde ettiği bir başarıdır.” ifadelerini kullandı.
Milli Mücadele’nin dönemin dünya düzeni açısından da değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Çelebi, “Bu mücadele, modern çağda dünya düzenine karşı bir itiraz ve isyandır. 1913’te Selanik kaybedildiğinde orası Atatürk’ün doğduğu yerdi ve bugün sadece bir hatıra olarak kaldı. Eğer Millî Mücadele başarıya ulaşmasaydı, bugün İzmir’den de sadece bir hatıra olarak bahsedecektik.” diye konuştu.
Çelebi, “Atalarımızın verdiği bu kutsal mücadele, her türlü saygıya değerdir. Kendimizi soyutlayıp bu mücadelenin başka bir coğrafyada yaşandığını varsaysak bile, objektif bir vicdanın bu başarıya saygı duyması gerekir. Atatürk’ün de belirttiği gibi; bu dava, aynı zamanda tüm mazlum milletlerin davasıydı.” dedi.
“Lozan Barış Konferansı’nın kapısını açtı”
İzmir’in kurtuluşunun ardından başlayan diplomatik sürece de değinen Prof. Dr. Çelebi, 9 Eylül Zaferi’nin Mudanya Mütarekesi ve Lozan Barış Konferansı açısından taşıdığı önemi anlattı.
Çelebi, “Türk İstiklal Savaşı; hayalperest değil, haklı, makul ve eşitlik temelli bir mücadeledir. Bu mücadelenin sembolleştiği kent olan İzmir’in kurtuluşu, Mudanya Mütarekesi’nden Lozan Barış Konferansı’na giden diplomasi kapılarını açarak Türkiye’nin varoluşunu ilan etmiş ve masada eşit bir güç olarak yer almasını sağlamıştır.” ifadelerini kullandı.
9 Eylül’deki askeri başarının Cumhuriyet’in kuruluş sürecine zemin hazırladığını belirten Çelebi, “9 Eylül’de kazanılan bu askeri başarı, cehalete, yoksulluğa ve geri kalmışlığa karşı başlatılacak asıl modernleşme savaşının ve Cumhuriyet’in sağlam temelini oluşturmuştur.” dedi.
Prof. Dr. Çelebi, “9 Eylül’ü mümkün kılan, bu büyük zaferi gerçekleştiren Hasan Tahsinlerden Yüzbaşı Şerafettinlere, Mürsel Paşalardan Fahrettin Altaylara ve Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygı, rahmet ve şükranlarımı sunuyorum. Temennim odur ki, Allah bu millete bir daha 9 Eylüller yaşatmasın.” diye konuştu.
Sunumun ardından Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı tarafından Prof. Dr. Mevlüt Çelebi’ye plaket takdim edildi.
Milli Mücadele döneminin üniforma ve silahları sergilendi
Konferansın ardından Edebiyat Fakültesi Fuaye Alanında “Kurtuluşa Giden Yol: Milli Mücadele Dönemi Askeri Üniformalar ve Silahlar Sergisi” açıldı.
Küratörlüğünü Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi ve İzmir Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Olcay Pullukçuoğlu Yapucu’nun üstlendiği sergide, Milli Mücadele sırasında kullanılan orijinal askeri üniformalar, teçhizatlar ve dönemin ruhunu yansıtan silahlar katılımcıların incelemesine sunuldu.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0