DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Türkiye en nitelikli gençlerini kaybediyor”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, TÜİK’in 2025 yılı Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerini değerlendirdi. Yükseköğretim mezunlarında beyin göçü oranının yüzde 2,2’ye, tam burslu vakıf üniversitesi mezunlarında ise yüzde 8,6’ya yükseldiğini belirten Karal, özellikle bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarındaki kayıplara dikkat çekerek, “Türkiye’nin en kıymetli sermayesi olan yetişmiş insan gücümüzü kaybediyoruz.” dedi.

Ekim 24, 2026 - 14:13
 0  1
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Türkiye en nitelikli gençlerini kaybediyor”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı 2025 yılı Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistikleri üzerinden Türkiye’nin nitelikli insan kaynağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yükseköğretim mezunlarında beyin göçü oranının bir yılda yüzde 2’den yüzde 2,2’ye yükseldiğini, tam burslu vakıf üniversitesi mezunlarında ise yüzde 8,6’ya ulaştığını belirten Karal, özellikle bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında yetişmiş gençlerin yurt dışına yönelmesinin Türkiye’nin geleceği açısından önemli bir sorun olduğunu ifade etti.

Karal, açıklanan verilerin yalnızca göç hareketliliği açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Bu rakamlar sıradan bir göç istatistiği değildir. Ülkemizin geleceğini emanet edeceğimiz, bilimde, teknolojide, üretimde Türkiye’yi ileriye taşıyacak gençlerimizin başka ülkelerde gelecek aradığının göstergesidir. Üstelik bu tabloyu ortaya koyan muhalefet değil, devletin resmi istatistik kurumu TÜİK’tir. Ne yazık ki Türkiye’nin en kıymetli sermayesi olan yetişmiş insan gücümüzü kaybediyoruz.” dedi.

“10 Yılda Yüzde 37,5 Artış: Beyin Göçü Artık Gelecek Meselesidir”

TÜİK verilerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranının 2015 yılında yüzde 1,6 olduğunu hatırlatan Karal, bu oranın 2023 ve 2024 yıllarında yüzde 2 seviyesinde gerçekleştiğini, 2025 yılında ise yüzde 2,2’ye yükseldiğini kaydetti.

Son 10 yılda beyin göçü oranındaki artışın yüzde 37,5’e ulaştığını vurgulayan Karal, “Son bir yılda beyin göçü oranı yüzde 10, son 10 yılda ise yüzde 37,5 arttı. Ancak asıl mesele bu oranların arkasında kimlerin olduğudur. Türkiye’nin yetiştirdiği mühendisler, bilim insanı adayları, araştırmacılar ve teknoloji alanında uzmanlaşmış gençler, bilgi ve birikimlerini başka ülkelerde değerlendiriyor.” ifadelerini kullandı.

Nitelikli insan kaybının Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik gelişimini doğrudan ilgilendirdiğini dile getiren Karal, şöyle devam etti:

“Bir ülke, geleceğini inşa edecek insanlarını kaybediyorsa bunu yalnızca istatistiklerle açıklayamazsınız. Bu, ülkemizin bilimsel üretim kapasitesinin, teknolojik gelişiminin ve gelecekteki rekabet gücünün karşı karşıya bulunduğu ciddi bir sorundur.”

“En Başarılı Öğrencilerimiz Arasında Beyin Göçü Oranı Yüzde 8,6”

Açıklanan istatistiklerde özellikle tam burslu vakıf üniversitesi mezunlarının durumuna dikkat çeken Karal, bu gruptaki beyin göçü oranının 2024 yılında yüzde 8,3 iken 2025 yılında yüzde 8,6’ya yükseldiğini belirtti.

Vakıf üniversitelerinin kısmi burslu mezunlarında beyin göçü oranının yüzde 3,8, ücretli mezunlarında ise yüzde 3,7 olduğunu aktaran Karal, tam burslu mezunlardaki oranın diğer iki grubun iki katından fazla olmasının üzerinde durulması gerektiğini söyledi.

Karal, “Tam burslu eğitim hakkı kazanan gençlerimizin önemli bir bölümü, yüksek akademik başarılarıyla öne çıkan öğrencilerimizdir. Aileleri yıllarca emek veriyor, gençlerimiz büyük fedakârlıklarla okuyor, üniversitelerimiz bu insanları yetiştirmek için kaynak harcıyor. Sonra görüyoruz ki tam burslu her 100 mezundan yaklaşık 9’u yurt dışında. Bu tabloyu nasıl görmezden gelebiliriz?” diye konuştu.

Türkiye’nin yetiştirdiği başarılı gençlerin bilgi ve birikimlerinden başka ülkelerin yararlandığını belirten Karal, gençlerin yurt dışına yönelme nedenlerinin araştırılması gerektiğini vurguladı.

Karal, “Türkiye’nin en başarılı gençlerinin bir bölümünü yetiştiriyoruz ama onların bilgi birikiminden başka ülkeler yararlanıyor. Asıl üzerinde düşünmemiz gereken budur. Bu gençler neden kendi ülkelerinde kalmayı, çalışmayı, araştırma yapmayı ve gelecek kurmayı yeterince cazip bulmuyor? Türkiye neden yetiştirdiği insan kaynağını elinde tutmakta zorlanıyor?” sorularını yöneltti.

“Genetikte, Matematikte, Mühendislikte Yetişmiş Beyinlerimizi Kaybediyoruz”

Beyin göçünün en yoğun yaşandığı bölümlerin Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik geleceği açısından stratejik önem taşıdığını ifade eden Karal, 2025 yılı verilerine göre moleküler biyoloji ve genetik mezunlarında beyin göçü oranının yüzde 13,1, işletme mühendisliğinde yüzde 13, matematik mühendisliğinde yüzde 11, elektronik mühendisliğinde yüzde 10,9 ve fizik mühendisliğinde yüzde 10,2 olduğunu açıkladı.

Özellikle bazı mühendislik bölümlerindeki artışa işaret eden Karal, işletme mühendisliğinde 2024 yılında yüzde 10,8 olan oranın 2025 yılında yüzde 13’e, matematik mühendisliğinde yüzde 9,5’ten yüzde 11’e, elektronik mühendisliğinde ise yüzde 9,6’dan yüzde 10,9’a yükseldiğini belirtti.

Karal, bu alanların Türkiye’nin gelecekteki üretim ve teknoloji kapasitesi açısından önemine değinerek şunları söyledi:

“Bunlar herhangi bir meslek grubundan ibaret değil. Moleküler biyoloji ve genetik dediğinizde geleceğin ilaçlarını, biyoteknolojisini, sağlık araştırmalarını konuşuyoruz. Matematik, elektronik ve fizik mühendisliği dediğinizde ileri teknolojiyi, yapay zekayı, savunma sanayisini, bilimsel araştırmaları konuşuyoruz.”

Mühendislik alanlarında yetişmiş insan gücünün başka ülkelerde çalışmasının Türkiye açısından değerlendirilmesi gereken bir tablo olduğunu belirten Karal, “İşletme mühendisliğinde mezunların yüzde 13’ü, matematik mühendisliğinde yüzde 11’i, elektronik mühendisliğinde yaklaşık yüzde 11’i yurt dışında. Türkiye’nin kalkınması için en fazla ihtiyaç duyduğu alanlarda yetişmiş insanlarımızın bu oranlarda yurt dışında bulunması, üzerinde ciddiyetle düşünmemiz gereken bir gerçektir.” ifadelerini kullandı.

Gelişmiş ülkelerin nitelikli insan kaynağını çekebilmek için rekabet ettiğini hatırlatan Karal, Türkiye’nin de yetiştirdiği gençlere kendi ülkelerinde güçlü bir gelecek sunabilmesi gerektiğini kaydetti.

“Bilişim Mezunlarında Beyin Göçü Yüzde 7’ye Ulaştı”

Bilişim ve iletişim teknolojileri alanındaki beyin göçü oranının 2024 yılında yüzde 6,7 olduğunu, 2025 yılında ise yüzde 7’ye yükseldiğini belirten Karal, mühendislik, imalat ve inşaat alanında da aynı dönemde yüzde 4,4’ten yüzde 4,8’e artış yaşandığını bildirdi.

Karal, dijital dönüşüm ve yapay zekâ teknolojilerinin dünya ekonomisinde giderek daha fazla önem kazandığına işaret ederek, “Bütün dünya dijital dönüşümden, yapay zekadan, yüksek teknolojiden ve bilgi ekonomisinden söz ediyor. Ülkeler artık yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil, yetiştirdikleri insanlarla rekabet ediyor.” dedi.

Türkiye’nin teknoloji hedeflerine ulaşabilmesi için bu alanlarda yetişmiş gençlerin ülkede çalışma ve üretme imkânlarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Karal, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bizim bilişim alanında yetiştirdiğimiz mezunların yüzde 7’sinin yurt dışında bulunması, Türkiye’nin teknoloji alanındaki hedefleri açısından üzerinde durulması gereken bir meseledir. Teknoloji üreten bir Türkiye hedefliyorsak önce o teknolojiyi geliştirecek gençlerimize sahip çıkmak zorundayız.”

“İstanbul’da Beyin Göçü Ülke Ortalamasının Neredeyse İki Katı”

Türkiye’nin ekonomik, bilimsel ve teknolojik merkezlerinden İstanbul’daki beyin göçü oranına da dikkat çeken Karal, kentteki oranın ülke ortalamasının neredeyse iki katına ulaştığını ifade etti.

İstanbul’un üniversiteleri, araştırma kurumları ve teknoloji alanındaki faaliyetleriyle Türkiye’nin nitelikli insan kaynağı açısından önemli bir merkez olduğunu belirten Karal, gençlerin yurt dışına yönelme gerekçelerinin doğru analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

Karal, “Öte yandan Türkiye’nin ekonomik, bilimsel ve teknolojik merkezlerinin başında gelen İstanbul’da beyin göçü oranının ülke ortalamasının neredeyse iki katına ulaşması dikkat çekicidir. Gençlerimizin hangi gerekçelerle yurt dışına yöneldiğini doğru anlamak, onları ülkemizde tutacak imkânları geliştirmek zorundayız.” açıklamasında bulundu.

“İtirazımız Gençlerimizin Dünyaya Açılmasına Değil, Kendi Ülkelerinde İmkân Bulamamalarına”

Gençlerin yurt dışında eğitim almalarının, çalışmalarının ve uluslararası deneyim kazanmalarının tek başına olumsuz değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Karal, asıl meselenin yetişmiş insan gücünün Türkiye ile bağını ve ülkeye katkısını sürdürebilmesi olduğunu ifade etti.

Karal, “Gençlerimiz dünyayı görsün, bilim öğrensin, uluslararası tecrübe kazansın. Elbette bunların hepsi kıymetlidir. Bizim itirazımız gençlerimizin dünyaya açılmasına değil, kendi ülkelerinde aradıkları imkânları bulamamalarına yöneliktir.” dedi.

Beyin göçünün nedenlerinin yalnızca ekonomik koşullarla açıklanamayacağını vurgulayan Karal, liyakat, çalışma şartları, akademik imkânlar, özgür araştırma ortamı ve geleceğe duyulan güvenin birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.

Karal, “Bugün gençlerimizin önüne yalnızca ekonomik sorunlar çıkmıyor. Liyakat beklentisi, çalışma şartları, akademik imkanlar, özgür araştırma ortamı ve geleceğe güven gibi meselelerin tamamını birlikte ele almalıyız.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Gençlerini Kaybetme Lüksüne Sahip Değildir”

Türkiye’nin yetişmiş insan gücünü korumasının ve gençlere ülkelerinde gelecek kurabilecekleri koşullar sunmasının önemine dikkat çeken Karal, insan kaynağının ülkelerin en büyük zenginliği olduğunu belirtti.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bir ülkenin en büyük zenginliği petrolü, doğal gazı, altını değil, yetişmiş insanıdır. Yıllarca emek vererek yetiştirdiğimiz bir bilim insanının, mühendisin, araştırmacının başka bir ülkede çalışmaya karar vermesi elbette kendi tercihidir. Bizim sorumluluğumuz, Türkiye’yi bu gençlerimizin de yaşamak, çalışmak, üretmek ve gelecek kurmak isteyeceği bir ülke haline getirmektir. Türkiye gençlerini kaybetme lüksüne sahip değildir.”

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0