15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü: Erken Tanı ve Düzenli Kontrol Hayati Önem Taşıyor
15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü kapsamında CUMHA Cumhur Haber Ajansı’na konuşan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Yılmaz Aslan ile Doç. Dr. Tanju Keten, prostat kanserinde erken tanının ve kişiye özel tedavinin önemine dikkati çekti. Robotik cerrahiyle ameliyat edilen 52 yaşındaki İbrahim ise teşhisten ameliyat sonrasındaki kontrollerine kadar yaşadığı süreci anlattı.
ANKARA – 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü kapsamında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde prostat kanserinde erken tanı, takip ve kişiye özel tedavi seçeneklerine ilişkin değerlendirmeler yapıldı. CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın 14 Eylül 2026’da gerçekleştirdiği özel röportajda Üroloji Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Yılmaz Aslan ile Doç. Dr. Tanju Keten hastalığın tanı ve tedavi sürecini anlatırken, 52 yaşındaki prostat kanseri hastası İbrahim Bey de robotik cerrahiyle geçirdiği ameliyatın ardından yaşadıklarını paylaştı.
“BİZ BUGÜNÜ KUTLAMIYORUZ, HATIRLATIYORUZ”
15 Eylül’ün taşıdığı anlamı değerlendiren Prof. Dr. Yılmaz Aslan, farkındalık gününün prostat kanserine yönelik bilincin artırılması açısından önemli olduğunu belirterek, “15 Eylül önemli bir gün, Prostat Kanseri Farkındalık Günü. Biz bugünü kutlamıyoruz, bugünü hatırlatıyoruz. Çünkü prostat kanseri erkeklerde en sık görülen ikinci kanser ve önemli bir ölüm nedeni.” dedi.
Prostat kanserinde erken tanının tedavi açısından önem taşıdığını vurgulayan Aslan, hastalığın erken dönemde saptanması halinde küratif tedavi şansının bulunduğunu söyledi.
Prof. Dr. Yılmaz Aslan, “Prostat kanseri erken dönemde saptanırsa küratif tedavi şansı olabilen bir hastalık. Biz bu nedenle 50 yaşın üzerindeki erkeklere yılda bir kez üroloji muayenesi öneriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Risk grubundaki kişilerde kontrollerin daha erken yaşlarda başlaması gerektiğine dikkati çeken Aslan, aile öyküsünün değerlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Ailesinde prostat kanseri bulunan veya yakın kadın akrabalarında meme kanseri öyküsü olan kişilerde değerlendirme yaşının 40-45 yaşlara kadar çekilebildiğini söyledi.
Türkiye’de prostat kanserinin önemli bir sağlık sorunu olduğuna işaret eden Aslan, “Ülkemizde 100 binde 35’e yakın bir insidans mevcut. Bu da aslında önemli bir sağlık sorunu.” diye konuştu.
PROSTAT KANSERİ ERKEN DÖNEMDE BELİRTİ VERMEYEBİLİYOR
Doç. Dr. Tanju Keten de prostat bezinin erkek üreme sisteminde yer alan bir organ olduğunu, prostatın boyutlarının yaşın ilerlemesiyle birlikte artabildiğini söyledi.
Yaşlanmayla birlikte prostat kanseri riskinde de artış görüldüğünü belirten Keten, prostat kanserinin erkeklerde sık görülen kanserler arasında bulunduğuna dikkati çekti.
Doç. Dr. Tanju Keten, “Prostat bezinin kanserleri erken dönemde çoğu zaman hiçbir bulgu vermemekte, hastada herhangi bir yakınmaya neden olmamaktadır. Bu nedenle prostat kanserinin tanısı açısından bir zorluk yaşanmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Keten’in açıklamaları, prostat kanserinde yalnızca şikâyet ortaya çıktığında değil, yaş ve risk faktörleri doğrultusunda düzenli kontrollerin de önem taşıdığını ortaya koydu.
“HER HASTA AYNI TEDAVİYE UYGUN OLMAYABİLİR”
Prostat kanserinde robotik cerrahinin yerini anlatan Prof. Dr. Yılmaz Aslan, tedavi planının hastalığın evresi ve hastanın özelliklerine göre belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Aslan, “Prostat kanserinin tanısı, tedavisi ve takibi bir felsefedir. Bir tedavi her hasta için uygun olmayabilir. Kişiye özel onkolojik tedavi gerekir.” dedi.
Bazı hastaların aktif izlem altında takip edilebildiğini, bazı hastalarda robotik cerrahinin tercih edilebildiğini, bazı hastalarda ise radyoterapi seçeneğinin gündeme gelebildiğini aktaran Aslan, ileri evredeki hastalarda kemoterapi, radyoterapi ve hormonal tedavi gibi farklı yöntemlerin kullanılabildiğini kaydetti.
Robotik cerrahinin tek başına bütün hastalara uygulanabilecek bir yöntem olmadığının altını çizen Aslan, “Robotik cerrahi bir enstrüman. Her hasta bu tedaviye uygun olmayabilir.” ifadelerini kullandı.
Aslan, prostata sınırlı veya prostatı sınırlı ölçüde aşmış bazı kanserlerde robotik cerrahinin uygun bir tedavi seçeneği olabileceğini belirterek, cerrahi planlanan hastalarda açık, laparoskopik ve robotik yöntemlerin bulunduğunu söyledi.
BİLKENT ŞEHİR HASTANESİNDE ROBOTİK CERRAHİ YOĞUN OLARAK UYGULANIYOR
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin robotik cerrahinin uygulandığı önemli merkezlerden biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yılmaz Aslan, özellikle prostat kanserinin robotik cerrahi tedavisinin klinikte yoğun biçimde gerçekleştirildiğini belirtti.
Aslan, “Bizim hastanemiz robotik cerrahinin yapıldığı önemli merkezlerden bir tanesi. Özellikle prostat kanserinin robotik cerrahisini burada yoğun olarak uyguluyoruz.” dedi.
Hastanede Da Vinci robotik cerrahi sisteminin bulunduğunu aktaran Aslan, Türkiye’de yaklaşık 78-79 robotik cerrahi platform bulunduğunu ve bunlardan 13’ünün Ankara’da olduğunu söyledi.
Kliniğin robotik ameliyat kapasitesine ilişkin bilgi veren Aslan, “Kabaca günde üç hastayı ameliyat ediyoruz. Bu da haftalık yaklaşık 10 ameliyat sayısına denk geliyor.” diye konuştu.
Prof. Dr. Yılmaz Aslan, klinikte robotik cerrahi konusunda ileri düzey deneyime sahip hekimlerin bulunduğunu da kaydetti.
52 YAŞINDAKİ İBRAHİM BEY’İN SÜRECİ GECE İDRARA ÇIKMA ŞİKÂYETİYLE BAŞLADI
Prostat kanseri tanısı konulan 52 yaşındaki İbrahim Bey ise yaşadığı süreci CUMHA’ya anlattı. İlk şikâyetlerinin gece idrara çıkma ve idrar akımında değişiklik olduğunu belirten İbrahim Bey, hastaneye başvurusunun ardından yapılan PSA testinde yüksek değer tespit edildiğini söyledi.
İbrahim Bey, “Başlangıçta gece idrara çıkma, çatal idrar ile başladı. Daha sonra hastaneye geldiğimde ilk PSA değerim çok yüksek çıktı.” dedi.
PSA sonucunun ardından MR çekildiğini anlatan İbrahim Bey, görüntülemede hastalığın prostatla sınırlı olduğunun değerlendirildiğini, daha sonra biyopsiye yönlendirildiğini belirtti.
İbrahim Bey, “MR’da prostata sınırlı kanser hücresi vardı. Daha sonra biyopsiye gönderildim. Biyopside 12 örnekten ikisinde kanser hücresi olduğu belli oldu.” ifadelerini kullandı.
Tanının ardından kendisine robotik cerrahi uygulandığını belirten İbrahim Bey, ameliyat sonrası hastanede iki gün kaldığını söyledi.
“PATOLOJİ SONUÇLARIM TEMİZ ÇIKTI”
Robotik cerrahi sonrasındaki sağlık durumunu anlatan İbrahim Bey, ameliyatın ardından yapılan patolojik değerlendirmelerden olumlu sonuç aldığını ifade etti.
İbrahim Bey, “Şu anki durumumda patoloji sonuçlarım temiz çıktı. Bundan sonra rutin kontroller olacak. Üç ayda bir kontrol amacıyla tekrar gelip gideceğim.” dedi.
Kontrol döneminde kan testleri ve gerekli tetkiklerin yapılacağını belirten İbrahim Bey, tedavi sonrasındaki takip sürecinin devam edeceğini kaydetti.
“AĞRIYI HİÇBİR ŞEKİLDE HİSSETMEDİM”
Robotik cerrahiye ilişkin değerlendirmelerini kendi hasta deneyimi üzerinden paylaşan İbrahim Bey, ameliyat ve iyileşme döneminin rahat geçtiğini söyledi.
İbrahim Bey, “Robotik cerrahinin korkulacak bir şey olmadığını bizzat yaşadım. Benim için en önemli noktalardan biri ağrıyı hiçbir şekilde hissetmememdi. İyileşme sürecim de güzel geçti.” ifadelerini kullandı.
Kendi ameliyat sürecinde ciddi bir olumsuzluk yaşamadığını belirten İbrahim Bey, kan kaybı ve enfeksiyon açısından da sorunla karşılaşmadığını söyledi.
İbrahim Bey, hastanede bulunduğu dönemde hekimlerin düzenli olarak kendisini takip ettiğini belirterek, “Hocalarımız yardımcı oldular. Her gün gelip ne gibi şikâyetlerimiz olduğunu sordular. Bu süre içerisinde herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmadım.” dedi.
15 EYLÜL’DE ERKEN TANI VE DÜZENLİ KONTROL ÇAĞRISI
15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü kapsamında yapılan değerlendirmelerde, hastalığın erken evrede belirti vermeden ilerleyebilmesi nedeniyle düzenli sağlık kontrollerinin önemi öne çıktı.
Prof. Dr. Yılmaz Aslan, özellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerin ürolojik değerlendirmelerini aksatmaması gerektiğini belirtirken, risk grubundaki kişilerde kontrollerin daha erken yaşlarda başlamasının gündeme gelebileceğini söyledi.
Doç. Dr. Tanju Keten de yaşla birlikte prostat kanseri riskinin arttığını ve erken dönemde belirti görülmemesinin tanıyı güçleştirebildiğini vurguladı.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde prostat kanseri tanısı alan hastaların durumuna göre aktif izlem, cerrahi, radyoterapi, kemoterapi veya hormonal tedavi gibi farklı seçeneklerin değerlendirilebildiği belirtilirken, robotik cerrahinin de uygun hastalarda kullanılan cerrahi yöntemlerden biri olduğu kaydedildi.
CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla hazırladığı özel röportajı muhabir Sıla Akçaat gerçekleştirdi. Çekimleri ise Ebubekir Bastama yaptı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0